chpli aymazlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chpli aymazlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2009

Osman Baydemir'in Çocukluğuna İnmeli

Diyarbakır’ın BDP’li (eski DTP’li, ben PKK’lı diyorum) Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, geçen gün (son KCK operasyonundan sonra) ağzını bozarak hükümete ve Başbakana küfretti. Operasyonların yanı sıra BDP (eski DTP)’lerin güvercin ve şahin diye iki farklı kanat olarak tanımlanmasına oldukça sinirlenmiş. Küfrederek rahatlamaya çalıştı. Bu olaya, normal olarak, CHP’li bazı aymazlar hariç kamuoyu tarafından büyük tepki gösterildi.


 


Osman Baydemir’in tavrını benimsememekle ve onaylamamakla beraber onu anlayışla karşılıyorum. Eğer küfürbazlık, onun çocukluğundan kalma bir özelliği ise -öyle olduğuna inanıyorum- psikolojik destek almadan ağzını düzeltmesi oldukça zor.


 


Osman Baydemir, -aşama aşama kaybettikçe, bölgede terörün beli kırıldıkça, halkın teröre sempatisi azaldıkça, açılımların küçücük de olsa filizleri görüldükçe vs.- ağzını her açtığında ya hakaret ya da küfrediyor.


 


Tıpkı oyunda kaybetmeye başlayan, tüm hamlelerini ve becerilerini ortaya koymasına rağmen bilyelerini ütülmekten kurtaramayan veya kırmızı lolipopu elinden alınan, dolayısıyla ağlayarak, zırlayarak ve bir adım daha atıp ağzını küfürlerle doldurarak evinin yolunu tutan şımarık bir velet gibi Osman Baydemir… Kaybetmeye hiç hazır değil, örgütün diğer yandaşları gibi… Onlara ‘arkanızda biz varız, kaybetmeyeceksiniz’ demişlerdi… Ama kaybediyorlar, kaybedecekler.


 


Ayrıca BDP’lilerin güvercin ve şahin olarak iki ayrı kanattan oluşuyormuş gibi tanımlanmasına ben de karşıyım. Çünkü aslında yok birinin öbüründen farkı. Argoda bir tabir buna çok uyuyor ama gel de buraya yaz. Neyse anlayan anlamıştır zaten.


 


Bu arada, trafikte kimlik soran komisere küfreden AK Parti Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran’ı da aynı bağlamda değerlendirdiğimi belirtmeden geçmeyeyim. Milletvekili olmak, milletin tepesine çıkma hakkı vermez kimseye. İktidar mensubu olsanız da bu böyledir. Küstahlaşmaya gerek yok!


 


Süleyman S. Aras

Bu yazıyı paylaş:

5 Nisan 2009

Yeni Başkanların İlk İcraatları: En İğrenci Yine CHP'den...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığını faşist Kemalist Mustafa Akaydın kazandığı andan itibaren Antalya’yı neler beklediğini az çok tahmin ediyordum. Yeni başkanın ilk icraatı, hem kendine hem de CHP’ye yakışır bir icraattı. Kısaca özetlemek istiyorum:



Bugün yapılan devir-terslim töreni için seçimi kaybeden eski başkan, Ak Partili Menderes Türel (gerçek bir beyefendi), Mustafa Akaydın’ı çiçeklerle karşılar. Devir-teslim töreni için Mustafa Akaydın ve CHP il yönetimi, kendileri gibi faşizan bir organizasyon şirketi olan DSL Elektronik ile anlaşırlar. Devir-teslim töreninden sonra Menderes Türel belediyeden ayrılırken işgüzar organizasyon firması, kendinden beklenen bir yavşama ve yalakalıkla Türk Halk Müziği’nin en ideolojik ve en itici parçalarından biri olan “Yuh Yuh” parçasını büyük bir pişkinlikle çalar. Parça çalarken CHP’nin il kodamanları da Menderes Türel’i tartaklamaya kalkışırlar. Kısacası Menderes Türel, belediyeden, işgalci bir ülkenin müstemleke valisi gibi uğurlanır; CHP’liler tatmin olur... Bugünkü devir-teslim töreni hikâyesi böyle biter. Bu da Mustafa Akaydın’ın ilk icraatıdır. Gelecek beş yıl için Antalya’yı süper(!) yatırımlar bekliyor… Kin ve nefret tohumlarıyla Antalya’yı yeşertmek gibi…



Akdeniz Üniversitesi rektörü olduğu dönemde, kendi üniversitesini savaş alanına çeviren ve öğrencileri birbirine kırdırmaya çalışan Mustafa Akaydın’ın nasıl bir başkanlık dönemi yaşatacağı ilk günden belli oldu. Akdeniz Üniversitesi kampusunda silah çekip ateş edecek kadar ileri giden Ömer Ulusoy’u da danışmanı yaparsa tam süper olur.



Çok iyi oldu. CHP’ye yakıştı. Ve bir kere daha ortaya çıktı ki, “zerdüz palan ursan eşşşek yine eşşşektir.”



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: