3 Eylül 2008

Ali Balkız Fena Saçmalamış

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, geçenlerde (01.09.2008) fena saçmalamış. Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e verdiği röportajın bir yerinde diyor ki Ali Balkız, “Aleviler Mustafa Kemal Atatürk’ü büyük kurtarıcı olarak görürler. Alevilik inancında reenkarnasyon vardır. İnsan ölmez, başka bir canlının görünümünde yeniden dünyaya gelir. Aleviler, ‘Hazreti Ali, Mustafa Kemal Atatürk olarak zuhur etti, geldi’ diye inanırlar. ‘Bizi ancak böyle biri bu zulümden kurtarabilir’ derler. Aleviler Atatürk’ü mitleştirmişlerdir.”

Ali Balkız’ın bu ifadeleri için saçmalamış demek hafif kaçacak sanırım. Çünkü resmen zırvalamış. Bir kere hemen şunu belirtmek lazım: Yazıdan çıkan sonuca göre Alevilerin tamamı reenkarnasyona inanıyor. Bu tamamen Ali Balkız’ın uydurmasıdır. Evet, reenkarnasyona inanan Aleviler vardır. Kendine Alevi diyen ateistler de vardır. Bunlara da mı Alevi diyeceğiz? Bu gibi popülerlik hastası kişilikler maalesef Aleviliği ve Alevi düşüncesini rotasından oldukça uzaklaştırmışlardır.

Daha önce sadece İslâm’ın aşırı akımlarından biri olmasına rağmen daha sonra bağımsız bir din görüntüsüne bürünen Bahaîlikğin bugün geldiği noktayı biraz düşünelim. Aynı oyunlar Alevilik üzerinde de oynanmaktadır. Örneğin; azınlık dinlerini desteklemek amacıyla yüklü bir fon ayıran Avrupa Birliği'nin bu bütçesi Pir Sultan Abdal Dernekleri Federasyonu’nun ağzının sularının akmasına yetmiş de artmıştır. Akıl almaz bir tamahkârlık ve midesizlik örneği göstererek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlar ve ayrı bir din olarak kabul edilmeyi talep etmişlerdir. Para için din satmak bu olsa gerek.

Şimdi Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız da namaz kılmayı, oruç tutmayı, camiye gitmeyi, zekât vermeyi asimile olmak gibi bayağı bir duruma indirgiyor. Reenkarnasyonu Alevi inancının bir parçasıymış gibi yutturmaya çalışıyor. Olaylara kendi bayağılığıyla bakmaya alışkın bir ruh halinin dışavurumundan başka bir şey değildir bu. Bu yaklaşımın bir adım sonrası daha önce de çokça zikredildiği gibi Alisiz Alevilik, Ateist Aleviliktir. Bu yolun işçileri de ne tam Alevi ne de tam Müslüman’dır. Ancak ham mahlûkturlar!

Uzun lafın kısası:

1- Daha önce de gerekçeleri ve delilleriyle yazdığım bir yazıya göre reenkarnasyon mümkün değildir. [Okumak için tıklayın!]
2- Hz. Ali reenkarne olmamıştır, olmayacaktır.
3- Mustafa Kemal’i Hz. Ali’nin reenkarne olmuş hali diyerek kutsallaştırmaya çalışmanın hiçbir anlamı ve mantıklı yanı yoktur.
4- Ne Aleviler için ne de Sünniler için bir kurtarıcı asla gelmeyecektir. Hz. İsa Şam’a inmeyecektir. Kurtarıcı zaten gelmiştir.
5- Bu yazı bir Sünni Alevi tarafından yazılmıştır.

Süleyman S. Aras

Not (edit, ekleme, uyarı): "Ali Balkız Kimdir?" anahtar sözcüklerini kullanarak bloguma/bu yazıya ulaşanlar oluyor. Sizlere yardımcı olamadığım için üzgünüm. Aslında ben de derin bir merak içindeyim: Gerçekten bu Ali Balkız kimdir, necidir, nerede ve kaç yılında doğmuştur, hayat hikâyesi nedir, bunca yıldır kimlerin rahle-i tedrisatından geçmiştir, kimlerin değirmenine su taşımıştır, kimlerin büyük planlarına hizmet etmektedir, yakın geçmişimizde kırılmalara neden olan olaylardaki rolü nedir, hangi olaylarda hangi figür olarak yer almıştır? vb. Adamla ilgili bilgi yok. Bu kadar ön planda olan bir kişinin, başkanlığını yaptığı federasyonun internet sitesinde dâhi biyografisinin olmaması ilginç! (22.01.2011 Süleyman S. Aras)
Bu yazıyı paylaş: