... Değil de Nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
... Değil de Nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2010

Süslü Yalnızlık

Bir felsefi görüş olarak başladığında kulağa hoş gelen öneriler sunan ve telkinlerde bulunan, o günden beri kendi sistematiğini oluşturan, asla bencillik ve egoistlik olmadığı iddia edilen, kişinin (bireyin) kendi haklarını, çıkarlarını ve değerlerini toplumunkinden (aile, klan, lonca, parti, cemaat, din, getto, kast vs.) önde tutan ve yine bireyi belirli kurallara uymaya mecbur bırakan sosyal ve siyasi kurumlara karşı bireysel özerkliği savunan, kısaca bireyin mensup olduğu topluluğa karşı sahip olduğu sorumlulukları reddeden, gelinen noktada insanı asosyalleştirmekten başka pek bir işe yaramayan, kuşak çatışması denen olgunun temelini oluşturan, buna rağmen allanarak pullanarak şırınga edilmeye devam edilen bireycilik, süslü yalnızlık değil de nedir?

Süleyman Aras
Bu yazıyı paylaş:

29 Kasım 2008

İkiyüzlü

Aslında içinde, özünde bir tek yüzü olmasına rağmen bunu dışarıya yansıtırken renkten renge giren; duruma göre Müslüman, Sünni, Alevi, laik, ateist, demokrat, sosyalist, militarist, Kemalist, milliyetçi, muhafazakâr, evrimci, devrimci, dürüst, hakperest, hoşgörülü, eşitlikçi, hümanist vs. etiketlerinden birini kullanmakta fazlasıyla mahir olan; yaptığı bu türden sahtekârlıklara ve kıvırtmalara başta “pragmatizm” olmak üzere bin çeşit kılıf uydurabilen; vicdan denen duygusundan tamamen sıyrılmış olarak, doğruyu gören gözler için gerçek yüzü çırılçıplak ortada olan; bu gerçekliğin farkında olduğu halde yine de gerçek yüzünü genelde gizleyerek insanları aldatmaya devam eden; bunu yaparken de içinde yarattığı ve yücelttiği putlardan başka herhangi bir şeyin sesine kulak vermeyen; gerçek yüzünü gösterdiği ve içinden yükselen vicdanın sesine göre hareket ettiği taktirde çevresinde haleler oluşturan kalabalığın ve onun sağladığı tüm dünyalığın elinden uçup gideceğini düşünerek bir türlü insanlığına dönemeyen kişi ikiyüzlü değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

İkiyüzlü

Aslında içinde bir tek yüzü olmasına rağmen bunu dışarıya yansıtırken renkten renge giren; duruma göre Müslüman, Sünni, Alevi, laik, ateist, demokrat, sosyalist, militarist, Kemalist, milliyetçi, muhafazakâr, evrimci, devrimci, dürüst, hakperest, hoşgörülü, eşitlikçi, hümanist vs. etiketlerinden birini kullanmakta fazlasıyla mahir olan; yaptığı bu türden sahtekârlıklara ve kıvırtmalara başta “pragmatizm” olmak üzere bin çeşit kılıf uydurabilen; vicdan denen duygusundan tamamen sıyrılmış olarak, doğruyu gören gözler için gerçek yüzü çırılçıplak ortada olan; bu gerçekliğin farkında olduğu halde yine de gerçek yüzünü genelde gizleyerek insanları aldatmaya devam eden; bunu yaparken de içinde yarattığı ve yücelttiği putlardan başka herhangi bir şeyin sesine kulak vermeyen; gerçek yüzünü gösterdiği ve içinden yükselen vicdanın sesine göre hareket ettiği taktirde çevresinde haleler oluşturan kalabalığın ve onun sağladığı tüm dünyalığın elinden uçup gideceğini düşünerek bir türlü insanlığına dönemeyen kişi ikiyüzlü değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

16 Ekim 2008

Beyinsiz

Özellikle İstanbul’da yol kenarlarındaki duraklarda biriken ve evlerine veya işyerlerine gitmeye çalışan insanlar nereye gideceklerini bilmiyorlarmış gibi onları geri zekâlı yerine koyarak, daha durağa 50 metre kala iğrenç kornasını çalmaya başlayan; durakta da aynı eşekliğin değişik versiyonlarını sürdüren; güzergâhındaki tüm yerlerin ismini sayarak -bütün insanlar o istikamete gidiyormuş gibi- milleti aracına doldurmaya çalışan; bir taraftan kornaya asılmaya devam ederken öbür taraftan da burnunu karıştırmayı ihmal etmeyen; duraktan, alt-üst geçitlerden gelen yolcu var mı diye sağa sola bakarken korna sesinden rahatsız olup sinirlenen, küfreden insanlara aldırış etmeyen; kendi durağa girene kadar önde bekleyen dolmuş veya otobüs bir an önce gitsin diye çırpınan, ancak kendisi durağa girince geberse de gitmeyen; yolcu hakkı tanımayan; kimisi dolmuşlara dadanan cepçilerle ortak çalışmaktan utanmayan; yeri gelince(!) -nasıl geliyorsa artık- yolcu azarlayan, döven; müzik zannederek yüksek sesle zırıltı dinleyip yolcuya da dinleten; herhangi bir şeye itiraz eden yolcuyu kimi zaman cehennemin dibi gibi bir yerde indiren dolmuş veya otobüs şoförü veya muavini beyinsiz değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

Beyinsiz

Özellikle İstanbul’da yol kenarlarındaki duraklarda biriken ve evlerine veya işyerlerine gitmeye çalışan insanlar nereye gideceklerini bilmiyorlarmış gibi onları geri zekâlı yerine koyarak, daha durağa 50 metre kala iğrenç kornasını çalmaya başlayan; durakta da aynı eşekliğin değişik versiyonlarını sürdüren; güzergâhındaki tüm yerlerin ismini sayarak -bütün insanlar o istikamete gidiyormuş gibi- milleti aracına doldurmaya çalışan; bir taraftan kornaya asılmaya devam ederken öbür taraftan da burnunu karıştırmayı ihmal etmeyen; duraktan, alt-üst geçitlerden gelen yolcu var mı diye sağa sola bakarken korna sesinden rahatsız olup sinirlenen, küfreden insanlara aldırış etmeyen; kendi durağa girene kadar önde bekleyen dolmuş veya otobüs bir an önce gitsin diye çırpınan, ancak kendisi durağa girince geberse de gitmeyen; yolcu hakkı tanımayan; kimisi dolmuşlara dadanan cepçilerle ortak çalışmaktan utanmayan; yeri gelince(!) -nasıl geliyorsa artık- yolcu azarlayan, döven; müzik zannederek yüksek sesle zırıltı dinleyip yolcuya da dinleten; herhangi bir şeye itiraz eden yolcuyu kimi zaman cehennemin dibi gibi bir yerde indiren dolmuş veya otobüs şoförü veya muavini beyinsiz değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

3 Ekim 2008

Psikopatik Maganda

Kendi çevresinde veya başka yerlerde, düğünde veya maç sonrası sevinç gösterilerinde, bizzat şahit olduğu veya çeşitli medya organlarında haberlerini duyduğu/gördüğü, bir serseri kurşunla sönen hayatların varlığını bildiği halde, kendisi de bu tür ortamlarda eline geçirdiği silahla sağa-sola, rastgele ateş eden, daha önceki örneklerinde de muhtemelen sarf edilen aynı sözleri sarf ederek “ben salak mıyım ki, kazara birini vurayım? Beni o magandalarla karıştırmayın, ben silahıma hâkimim” gibi laflar geveleyen, bu tür ortamlarda silah sıkmayı bir marifet sayan, sevince sevinç kattığını sanan, tüm engellemelere ve ricalara duyarsız kalan, kimi gelini/damadı, kimi komşusunun balkondaki küçücük çocuğunu vuran, olay olup-bitince de pişkin pişkin, gerzek gerzek, “pişmanım abi” diyen psikopatik maganda değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

Psikopatik Maganda

Kendi çevresinde veya başka yerlerde, düğünde veya maç sonrası sevinç gösterilerinde, bizzat şahit olduğu veya çeşitli medya organlarında haberlerini duyduğu/gördüğü, bir serseri kurşunla sönen hayatların varlığını bildiği halde, kendisi de bu tür ortamlarda eline geçirdiği silahla sağa-sola, rastgele ateş eden, daha önceki örneklerinde de muhtemelen sarf edilen aynı sözleri sarf ederek “ben salak mıyım ki, kazara birini vurayım? Beni o magandalarla karıştırmayın, ben silahıma hâkimim” gibi laflar geveleyen, bu tür ortamlarda silah sıkmayı bir marifet sayan, sevince sevinç kattığını sanan, tüm engellemelere ve ricalara duyarsız kalan, kimi gelini/damadı, kimi komşusunun balkondaki küçücük çocuğunu vuran, olay olup-bitince de pişkin pişkin, gerzek gerzek, “pişmanım abi” diyen psikopatik maganda değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

28 Eylül 2008

Münafık

Aslında; din, diyanet, namaz, ramazan, oruç, ibadet, bayram gibi dini kavramlar, ritüeller veya gerekler ile ilgisi olmadığı halde sırf zihin karışıklığı ve ikilik çıkarmak için uğraşan, bunun için Ramazan Bayramı’na Şeker Bayramı diyen, kendisi için önemli olanın bu kutsal günlerin gerçek isminin ne olduğundan ziyade nasıl nakde dönüştürüleceği ile ilgili yaratıcı fikirler üretmek ve ürettirmek (daha fazla şeker-çikolata, giyim-kuşam ve gazete-dergi satmak, kendi TV kanalını izletmek) olan, bunun dışında bilinçaltındaki din düşmanlığı bakterilerinin, virüslerinin yani hastalığının etkisinden de bir tülü kurtulamadığı için Şeker Bayramı isminde ısrar eden münafık değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

Münafık

Aslında; din, diyanet, namaz, ramazan, oruç, ibadet, bayram gibi dini kavramlar, ritüeller veya gerekler ile ilgisi olmadığı halde sırf zihin karışıklığı ve ikilik çıkarmak için uğraşan, bunun için Ramazan Bayramı’na Şeker Bayramı diyen, kendisi için önemli olanın bu kutsal günlerin gerçek isminin ne olduğundan ziyade nasıl nakde dönüştürüleceği ile ilgili yaratıcı fikirler üretmek ve ürettirmek (daha fazla şeker-çikolata, giyim-kuşam ve gazete-dergi satmak, kendi TV kanalını izletmek) olan, bunun dışında bilinçaltındaki din düşmanlığı bakterilerinin, virüslerinin yani hastalığının etkisinden de bir tülü kurtulamadığı için Şeker Bayramı isminde ısrar eden münafık değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

20 Eylül 2008

Sorumsuz

Kendisi dışındaki insanların da kullanımına açık olan bir tuvalette (şirket, cami, sokak tuvaleti vb.) tuvalet kâğıdını ıslak elleriyle koparmaya çalışan ve bunu da beceremeyen, dolayısıyla bütün bir tuvalet kâğıdı rulosunu mahvedip kullanılamaz hale getiren, tuvaletten çıktıktan sonra ise kendi ışığını kapatmak yerine yandaki tuvaletin ışığını kapatıp oradaki insanı zor durumda bırakan, tuvalette karanlıkta kalan kişinin kapıya falan vurup uyarıda bulunmasına aldırmadan arkasına bakmadan çekip giden sorumsuz değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

Sorumsuz

Kendisi dışındaki insanların da kullanımına açık olan bir tuvalette (şirket, cami, sokak tuvaleti vb.) tuvalet kâğıdını ıslak elleriyle koparmaya çalışan ve bunu da beceremeyen, dolayısıyla bütün bir tuvalet kâğıdı rulosunu mahvedip kullanılamaz hale getiren, tuvaletten çıktıktan sonra ise kendi ışığını kapatmak yerine yandaki tuvaletin ışığını kapatıp oradaki insanı zor durumda bırakan, tuvalette karanlıkta kalan kişinin kapıya falan vurup uyarıda bulunmasına aldırmadan arkasına bakmadan çekip giden sorumsuz değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

15 Eylül 2008

Deyyus-u Ekber

İçi dışına yansımış olarak; gerçek hayata, dine, dindarlara, insanlara ve diğer meslektaşlarına da şaşı olarak bakan, soytarı kılığıyla televizyonlarda salyalarını saça saça ve İslâm âlimlerine saldıra saldıra yeni bir din uyduran, aslında bir din âlimi olmadığı halde kendisini öyle lanse etmekten büyük haz duyan, sosyologluğu bile otel odalarında sabaha kadar porno kanalları izlemeye indirgeyen ve böylece bu yolla halkı gözlemlediği yalanını uyduran, buna rağmen kimi çevrelere hâlâ sempatik görünmeyi başaran, bu olay hatırlatılınca sosyolog, hatırlatılmayınca ilahiyatçı kesilen, her şeyden önemlisi ne tür bir sahtekâr ve aslında din düşmanı olduğunun kendisi de farkında olduğu halde işi fitne ve fesat olan, fasık ve münafıkların dilini/jargonunu kullanıp buna “gerçek İslâm budur” diyen kişi Deyyus-u Ekber değil de nedir?



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

Deyyus-u Ekber

İçi dışına yansımış olarak; gerçek hayata, dine, dindarlara, insanlara ve diğer meslektaşlarına da şaşı olarak bakan, soytarı kılığıyla televizyonlarda salyalarını saça saça ve İslâm âlimlerine saldıra saldıra yeni bir din uyduran, aslında bir din âlimi olmadığı halde kendisini öyle lanse etmekten büyük haz duyan, sosyologluğu bile otel odalarında sabaha kadar porno kanalları izlemeye indirgeyen ve böylece bu yolla halkı gözlemlediği yalanını uyduran, buna rağmen kimi çevrelere hâlâ sempatik görünmeyi başaran, bu olay hatırlatılınca sosyolog, hatırlatılmayınca ilahiyatçı kesilen, her şeyden önemlisi ne tür bir sahtekâr ve aslında din düşmanı olduğunun kendisi de farkında olduğu halde işi fitne ve fesat olan, fasık ve münafıkların dilini/jargonunu kullanıp buna “gerçek İslâm budur” diyen kişi Deyyus-u Ekber değil de nedir?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: