yaşar kemalin adını bilemediler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşar kemalin adını bilemediler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2008

Ülkemin Hali / Bir Kesit

Yavuz Donat, Sabah gazetesinde yazmış, ben olayı Haber7’den öğrendim. Bu olaya Blogumda yer vermeyi, üzüntümü ve öfkemi belirtmeyi bir görev biliyorum.



Olay şu: Mehmet Ali Erbil, Kanal1’de yayınlanan Çarkıfelek programında bu sefer sorduğu soruya Yaşar Kemal cevabını aramaktadır. İpucu harfler çıkmasına, Mehmet Ali Erbil, “çok ünlü bir yazarımızdır, dünya çapındadır, eserleri birçok dile çevrilmiştir, hatta Nobel Edebiyat ödülü alabilecek kadar kudretlidir” gibi ipuçlarını vermesine ve son olarak en önemli eserlerinden birinin İnce Memed olduğunu da eklemesine rağmen üç yarışmacı da Yaşar Kemal’i bir türlü hatırlayamamıştır(!), tanıyamamıştır(!).



Belki “Olabilir kardeşim!” denilebilir. Bizim bu kadar entelektüel bilgiye sahip olmamızın pratik bir değeri olmadığı düşünülebilir. Ben de tüm entelektüel ve kültürel literatürümüzün bilgisine sahip değilim. Hiç kimse “her şeyi” bilemez. Önemli olan bildiklerimizin ne olduğu, onunla yatıp onunla kalktığımız “şey”in bir boşluğumuzu doldurup doldurmadığı gerçeğidir.



Benim içimi acıtan (buraya hepsinin adını yazmam mümkün değil), bir Yaşar Kemal’in, Orhan Pamuk’un, Erdem Beyazıt’ın, Cahit Zarifoğlu’nun, Necip Fazıl Kısakürek’in, Mehmet Akif Ersoy’un, Yahya Kemal Beyatlı’nın, Cemil Meriç’in, Can Yücel’in, Oğuz Atay’ın (ki bu kişiler yakın ve son dönem entelektüellerimizdir) bir İsmail YK kadar popülariteye, aşinalığa sahip olmamasıdır. Geçen bir konserde İsmail YK: “Beni kim şapur şupur öpmek ister?” deyince; açığı kapalısı, büyüğü küçüğü, varoşlusu merkezlisi binlerce kız aynı anda ayağa fırlayarak hep bir ağızdan “Ben! Ben! Ben!” diye bağırıverdiler. Benim içimi acıtan budur. Suçlu kimdir? Anne-babalar mı? Eğitim sistemi mi? Medya mı? El cevap: Hepsi!



Ülkemde şıllığın biri, sanatçı geçinen başka bir yumuşak, yüz küsur yazardan, entelektüelden, şairden daha çok satış yapabiliyor, popüler olabiliyor, tanınıyor, kazanabiliyor...



Ülkem hızlı bir şekilde muasır medeniyetler seviyesine koşuyor. Bozularak, kokarak, düşerek, küçülerek, alçalarak, kendinden ve kendi gerçeğinden biraz daha koparak… Yeter artık! Daha fazla koşma! Yazıklar olsun.



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: