latif demirci karikatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
latif demirci karikatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2010

Son Sigara Zammından Sonra Olası Durumlar

Son vergi zammından sonra sigara fiyatları fırladı. Gerçi fahiş fiyatla satış yapan bazı uluslar arası firmalar indirim yaparak zammı tüketiciye yansıtmamaya çalıştı ama ‘yeni sigara zammı yolda’ haberleri de geliyor.


 


Bu yazımda, son zamdan sonra arkadaş ortamında yapılan geyikleri yazmak istedim. Blogun da ciddi havasından biraz uzaklaşıp biraz deşarj olmuş oluruz.


 


İşte son zamdan sonra olası durumlar:


 


“Herhangi bir bulaşıcı hastalığı olmayan ilk sahibinden, yarısı içilmiş bir adet sigara, yarım simide duyulan acil ihtiyaçtan dolayı satılıktır.” Şeklinde bir ilan görebilir, böylece ciddi bir ikinci el sigara pazarı oluştuğuna şahit olabilirsiniz.


 


Facebook’daki öğrenci veya genç grupları tarafından oluşturulan duvarlar ile okullardaki panolarda rastlanabilecek bir duyuru: “Arkadaşlar, ortaklaşa alınması düşünülen bir paket sigara için cesur girişimciler aranmaktadır. İlgilenenlerin…” (Bu fikir Emre Şahin’e aitti) İyi de paket kimde duracak? Ciddi bir güven sorunsalı!


 


Önceden, babadan veya öğretmenlerden saklanmak için paçaya indirilip çorabın içine sıkıştırılan paketler, yeni zamdan sonra otlakçılığa iyice alışan arkadaş korkusundan indirilecek.


 


Peugeot’un reklamında, adamın arabasını vermemek için “anahtarı bende değil ki” dediği gibi sigara ikram etmek istemeyen cimriler için “paket yanımda değil” bahanesi hayati öneme sahip olacak ve en çok başvurulan yöntem olmaya devam edecek.


 


Babaların sigaraları daha erken bitecek. Çünkü cepçi evlatların türemesi muhtemel…


 


Sigara isteyen birine “abi ben sigarayı bıraktım” deyip gizli gizli içenlerin sayısında patlama olacak.


 


Her şeyden önemlisi, son zamların sayesinde -en az bir kişi bile olsa- sigarayı bırakan olacak.


 


Bugünlük bu kadar yeter. Şimdilik hoşça kalın.


 


Süleyman S. Aras

Bu yazıyı paylaş:

21 Temmuz 2009

Halkın ve Müesses Sistemin Gözünde Terör Örgütü

Trajikomik Bir Kıyaslama:


 
Terör örgütü veya terörist deyince statükocu devletin ve militarist düşüncenin (müesses sistem) bakışı ile halkın bakışı arasında hemen bir fark oluşur. Her iki bakış da terör dediğine aynı endişelerle yaklaşıyor; onu varlığına yönelmiş bir tehdit olarak algılıyor. Burada aralarında bir farklılık yok. Esas fark terör örgütünün veya terör örgütü gibi algılananın yapıp ettiklerinin sonuçlarıyla ilgili…



Terör örgütü üst başlığımız aslında iç düşman, yakın ve uzak tehlike, bölücülük gibi kavramları da karşılıyor. Olayı bu şekilde okursak yazı daha anlamlı olabilir.



Şimdi, halkın ve müesses sistemin gözünde terör örgütü farklılaşmasına bakabiliriz. Halkın gözünde bir terör örgütü olmasına rağmen fahri avukatlığını CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın yaptığı Ergenekon Terör Örgütü kıyaslanan taraflardan biri ve ilki olacak. -İddialara göre- Türkiye’deki tüm terörist oluşumların üstyapısını ETÖ oluşturduğu için PKK, DHKP-C, MLKP, Hizbullah, İBDA-C, TİKKO, JİTEM vb. örgütlerdense örnek olarak ETÖ’yü seçtik. Müesses sistemin gözünde terör örgütü olarak ise herhangi kurulu ve sistematik bir yapıdan bahsedemeyeceğimiz için direkt olarak halk veya vatandaş terimini kullanacağız.



Özellikle tek parti döneminde yoğun olarak yaşanan baskı rejimi, jandarma dipçiğiyle hizaya sokma biçimi, saçma sapan yasakların ve değişimlerin asker zoruyla uygulanması gibi şeyler halkın terör örgütü muamelesi gördüğünün bir işareti olsa gerek. Tek parti döneminin sona ermesiyle yaşanan kısmi rahatlama 28 Şubat Süreci ile sekteye uğradı. Başını Çevik Bir’in çektiği, içinde asker, siyasetçi, hukukçu, işadamı, medya patronu ve mensubu, (aralarında ipne bile vardı; zavallı TSK ondan da medet ummuş, aslında istediğini de almıştı) yer alan İsrail eğilimli kliğin halka uyguladığı psikolojik harp teknikleri ve orantısız güç kullanımı ile birbirinden iğrenç ve alçak toplumsal operasyonlar günümüzde terör örgütleri tarafından bile kullanılmıyor. İki döneme de baktığımızda, müesses sistemin baskısı hep dine ve toplumsal değerlere dolayısıyla bunları sahiplenenlere yönelmiş durumdadır.



Gerçi Türkiye o günlerden bugünlere de geldi ya… Bunu da büyük bir devrim olarak düşünebiliriz. Bahsettiğim tek parti ve 28 Şubat “karanlık” dönemlerinde terör yuvası basılır gibi kasabalar, köyler, evler, öğrenci yurtları, kimi vakıf ve dernekler, camiler, medreseler ve Kur’an Kursları basılıp -sözümona- suçlular ve suç aletleri toplanıyordu. Şükür ki, günümüzde sadece gerçek terör yuvaları darmadağın ediliyor.



Bu uzun açıklamalardan sonra iki tip terör örgütü ile ilgili kıyaslama yapacağımız esas bölüme geçebiliriz.



1. Tip Terör Örgütü: Halkın gözünde terör örgütü (Ergenekon Terör Örgütü gibi)
ETÖ Operasyonlarında 12 Haziran 2007 tarihinden bugüne kadar ele geçirilen malzemenin dökümü:
- Lav silahı (dolu) [43 adet]
- Lav silahı (boş) [14 adet]
- Roketatar [12 adet]
- Roketatar fişeği ve başlığı [8 adet]
- Lav mermisi [7 adet]
- El bombası [424 adet]
- El bombası (boş) [5 adet]
- Saatli bomba [1 adet]
- Boru tipi bomba [1 adet]
- Dinamit lokumu [53 adet]
- C3 bombası [1 adet]
- Uzun namlulu silah [22 adet]
- Uzun namlulu silah mermisi [46.242 adet]
- Tüfek [44 adet]
- Tüfek mermisi [74 adet]
- Tabanca [175 adet]
- Tabanca mermisi [8.020 adet]
- Top mermisi [84 adet]
- Uçaksavar mermisi (biri boş) [35 adet]
- Havan mermisi [11 adet]
- Bubi tuzağı (kullanılmış/kullanılmamış) [7 adet]
- Hakem bombası [13 adet]
- Sis bombası [28 adet]
- Devlete ait gizli belge [istemediğin kadar]
- Suikast planları [istemediğin kadar]
- Fişleme dosyaları [istemediğin kadar]
- Kaynağı belirsiz para [istemediğin kadar]
- …
- …



2. Tip Terör Örgütü: Müesses sistemin gözünde terör örgütü (Kur’an Kursu, medrese, yurt, öğrenci evi gibi yerler) Bu tür yerlere, bugüne kadar yapılan operasyonlarda yakalanan malzemenin dökümü:
- Kur’an-ı Kerim [çok]
- Elifba [çok]


- Seccade [çok]
- Tespih [çok]
- Cüppe [çok]
- Fes [çok]

- Sarık [çok]
- Rahle [çok]
- İlmihal kitapları [çok]
- Tecvit kitapları [çok]
- Muhtelif dini kitap [çok]
- Muhtelif doğu klasikleri [çok]
- Muhtelif batı klasikleri [çok]
- Bilgisayar [çok]
- Herhangi bir silah [hiç yok]
- Devlete ait gizli belge [hiç yok]
- Suikast planı [hiç yok]
- Fişleme dosyaları [hiç yok]
- …
- …


Şimdi, hâlâ ETÖ’ye terör örgütü değil, ben onların avukatıyım, üç-beş fişekle terör örgütü mü kurulurmuş diyenin de Türkiye için birinci tehdit irticadır (Müslümanları ve Müslümanlığı kastediyorlar) diyenin de…


Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: