14 Eylül 2012

İslâm Dünyasını Ayağa Kaldıran...

Son olarak bir film için manşet oldu bu cümle. Amerika’da yapılan ve bir Yahudi fitnesi olduğu apaçık belli olan “Müslümanların Masumiyeti” adlı film için… Manşetler üç aşağı beş yukarı şöyle: İslâm dünyasını ayağa kaldıran film… Ben bu tür manşetleri çok hatırlıyorum. Birkaç örnek vereyim: İslâm dünyasını ayağa kaldıran defile (bir iç giyim firması çamaşırlara Arap alfabesinden harfler basmıştı), İslâm dünyasını ayağa kaldıran oyun (bir bilgisayar oyununda İslâmi değerlere hakaretler ediliyor ve mabetler yıkılıyordu), Nike, İslâm dünyasını ayağa kaldırdı (Nike’ın son ürettiği ayakkabılardan bazılarında “lafzatullah”ın, tasarımın bir parçası olarak kullanıldığı iddia ediliyordu), İslâm dünyasını ayağa kaldıran tiyatro, İslâm dünyasını ayağa kaldıran reklam, İslâm dünyasını ayağa kaldıran parti vs. Fakat İslâm dünyasının ayağa kalktığı falan yok. Ne zaman kalkar; onu da Allah bilir. Yalnız,...
Bu yazıyı paylaş:

Her Kürt Çocuğu Bir Louis Vuitton, Bir Sevgili

Akit gazetesinden Yener Dönmez’in yazısıdır. İbretle okuyabilirsiniz. "Hikâyeyi biliyorsunuz... Solun sembol isimlerinden Mahir Çayan, Ömer Ayna, Cihan Alptekin ve Ertuğrul Kürkçü, üç Amerikalıyı 26 Mart 1972 günü kaçırır. Tokat'ın köylerinden Kızıldere'de muhtarın evine saklanırlar. Güvenlik güçleri evin adresini bulur ve "teslim ol" çağrısı yapar. İçerden ateşle karşılık verilir. Kurşun yağmuruna tutulan evde herkes ölür, Ertuğrul Kürkçü hariç... "Samanlıkta saklanarak kurtulduğunu" anlatan Ertuğrul Kürkçü neden arkadaşları gibi çarpışmadığını, "5-6 eri öldürerek ne harekete, ne de kendi kişilik ve ideolojime hizmet edemeyeceğimi, bir şey kazandıramayacağımı düşündüğüm için" cevabını verir. Ancak sol camiada; adam kaçırma olayında arkadaşlarıyla birlikte hareket eden Kürkçü'nün çarpışma anında bu birliktelikten çark etmesi hep sorgulandı. Hafif eleştirenler "ölüm korkusu"nun galip geldiğini ve Kürkçü'nün samanlığa saklandığını belirtirken; ağır eleştirenler Kürkçü'nün...
Bu yazıyı paylaş:

17 Mayıs 2012

Ordu, Evini Tüm Millete Açtı

Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre bu tesislerin etkinlikler için kiralanan kısımları, artık sadece kısıtlı ve mutlu bir azınlığa değil tüm millete açık… Söz konusu tesislerle ilgili yönetmelikte yer alan ayrımcı ibarenin kalkmasıyla birlikte, ordunun milletle barışması yönünde yeni bir adım atılmış oldu. Milli Savunma Bakanlığı'nın konuya ilişkin yönetmeliği Resmi Gazete'nin bugünkü (17.05.2012) sayısında yayımlandı. Buna göre, yönetmelikte yer alan ve düğün yapacakların riayet edeceği hususların belirlendiği özel anlaşma şartlarına ilişkin ekinden (Ek-27 formu) şu çağdışı ibare çıkartıldı. ''Yaşının ilerlemesi nedeniyle dini inançlarına uygun olarak sade bir şekilde sakal bırakmış kişiler ile yaşlı annelerden yüzü açık olacak şekilde eşarplı olanların dışında; sakallı, cüppeli, sarıklı, takkeli, türbanlı vb. çağdaş olmayan kıyafetlerle gelenler, günlük sakal tıraşı olmamış ütüsüz ve kirli elbiselerle...
Bu yazıyı paylaş:

5 Mayıs 2012

Darısı Başımıza, En Büyük Ceza En Başımıza

Susann Bashir… ABD’nin en büyük telekom şirketlerinden biri olan AT&T’de teknik eleman olarak çalışıyordu; Hıristiyan’dı. 2005 yılında, 41 yaşındayken Müslüman oldu. AT&T’de başörtülü olarak çalışmaya başladı. Süreç onun için zor olamaya başladı. Başörtülü olarak çalışmasına katlanamayan yöneticileri onu sık sık sözlü olarak saldırmaya ve taciz etmeye başladı. Bu durumu şirketin üst yönetimine bildiren Susann Bashir, -daha akıllıca ve insani ve evrensel- bir çözüm yokmuş gibi işten çıkarıldı. İşten çıkarılınca mahkemeye başvuran Susann Bashir, davayı kazandı. Mahkeme, şirketin ayrımcılık yaptığı hükmüne vararak, AT&T’ye 5 milyon dolar para cezası verdi. AT&T sözcüsü Marty Richter, şirket olarak her türlü milletten (buraya dikkat; vurgu millete dine değil) çalışanları kabul ettiklerini mahkemenin verdiği kararı doğru bulmadıklarını söyledi. Evet, darısı başımıza…...
Bu yazıyı paylaş:

Facialar Kumkuması

[Alıntı] Sultanahmet sahil yolundan karşıya, Sultan Abdülhamid'in yaptırdığı o güzelim, o muhteşem mektep binasına bakınız. Arkasına çirkin ve uzun yapılar dikerek siluetini feci şekilde bozmuşlar. Fâcia! Sultanahmet Camii'nin avlusundaki, kapısındaki, merdivenlerindeki çıplak turist kadınlara bakınız. Seksî dekolte kıyafetleriyle kutsal camiye ne kadar aykırı düşüyorlar. Fâcia... Sıcaklar geldi ya, parklar açık hava seks mekânları haline dönüştü. Yılışıklık son haddinde… Herkesin içinde ve ortasında öpüşenler, birbirine sarılanlar. Cinsel birleşme yapanlar... Yerlerde taşa çalınıp paramparça olmuş ar ve hayâ şişelerinin parçaları. Bursa Emniyet Müdürü feryat ediyor, "Parklar seks yeri oldu, kanun ve tüzükler müsait değil, bir şey yapamıyoruz..." diyor. Fâcia... Birtakım dinî cemaatler, tarikatlar, vakıflar, dernekler, hayır kuruluşları; Kur'an’a, Sünnete, fıkha, şeriata, icmâya...
Bu yazıyı paylaş:

28 Nisan 2012

Çağdaşlık Hortladı

Yaptıklarıyla "kafası güzel üniversite" yakıştırmasına layık görülen bir üniversitemiz güzellik yarışması düzenlemeye kalkıştı. Adama sorarlar, senin asli görevin ne? Millet kızlarını soyasınız diye mi gönderiyor size? Üniversite yönetimi, gelen tepkiler ve mahalle baskısı(!) karşısında (yanlış anlaşıldıklarını belirtmeyi ihmal etmeden) yarışmanın iptal edildiğini duyurdu. Böylece bir yanlıştan dönülmüş oldu. E, artık akademik başarı getirecek işlere yönelirler belki! Bunu da zaman gösterecek. Bu konuda kamuoyu oluşturan tüm kişi ve kurumlara teşekkürler... Süleyman Ar...
Bu yazıyı paylaş:

Antikapitalist Müslüman Gençlik Tutar mı?

Yaklaşan 1 Mayıs, bizi yeni bir oluşum veya hareketle tanıştırdı: Antikapitalist Müslüman Gençlik… Şimdilik 30-40 kişi… Sosyal medyada ise yaklaşık 1000 takipçi veya sempatizandan söz ediliyor. Bu grup son günlerde medyada epey haber oluyor, sanırım -haklı olarak- bunun keyfini de sürüyorlardır. Şöhret merdiveninin ilk basamağındalar ve ilk sınavları da bu yılki 1 Mayıs… 1 Mayısta Fatih Cami’sinde eda edecekleri gıyabi cenaze namazının ardından Taksim Meydanı’na çıkıp emekçilere destek vereceklermiş. Hadi hayırlısı. İşin bu kısmı ve grubun gerçek derdi önümüzdeki günlerde de tartışılır; fotoğraf daha da netleşir. Gerekirse biz de yeniden değerlendiririz. Bahsin bu kısmını geçelim. Oldum olası, “Müslüman” kelimesinin önüne ve arkasına, çeşitli doktrinlerin isimlerinin getirilmesine ve İslam ile -hangisiyse artık- başka bir dünyasal doktrinin uzlaştırılması (uzlaştırılmaya çalışılması) çabalarını anlamakta güçlük çekiyorum. Çoğunu da kötü niyetli girişimler olarak değerlendiriyorum. Feminist...
Bu yazıyı paylaş:

8 Mart 2012

Alo Fetva Hattı Yenilenerek Hizmete Girdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, vatandaşlardan gelen yoğun talebe daha hızlı cevap verebilmek amacıyla Dini Danışma Hattı’nı yeniledi. “Alo 190 Dini Danışma” olarak yeniden düzenlenen hatta yurt içinden ve cep telefonlarından ücretsiz olarak ulaşılabilecek. Diyanet İşleri Başkanlığının dini soruları cevaplandırmak üzere kurduğu 444 1 789 numaralı fetva hattında değişikliğe gidildi. Vatandaşlardan gelen yoğun talebe daha hızlı cevap verebilmek ve daha geniş toplum kesimlerine ücretsiz olarak ulaşabilmek amacıyla oluşturulan Dini Danışma Hattı’nın yeni numarası “190” olarak belirlendi. Sabit ve cep telefonlarından 190 numarasını çevirerek, bulundukları şehrin il müftülüğüne bağlanacak olan vatandaşlar, müftülüklerde bulunan “Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonu” üyelerine sorularını yöneltebilecek. Hizmet güzel; ücretsiz olması daha da güzel… Allah muvaffak etsin. Süleyman A...
Bu yazıyı paylaş:

3 Mart 2012

Emniyet Kemerini Bir Daha Düşünün (Harika Bir Video İle)

Emniyet kemeri kullanıyor musunuz? Bu soru hem kendi aracı olanlara hem de başkasının aracına binenlere… Cevabınız “hayır” ise aşağıdaki videoyu izleyin ve bir kere daha düşünün. Eğer cevabınız “evet” ise yine izleyin ve ne kadar doğru bir şey yaptığınızı görün. Emniyet kemerinin sizi nelere bağladığını veya nelerden koparmadığını daha net göreceksiniz...  İzlediğiniz video için çok güzel bir sosyal sorumluluk çalışması denebilir. "Embrace Life (Hayatı Kucakla veya Hayata Bağlan)" sloganı ile bitiyor. Çalışma, İngiltere'de yol güveliğinden sorumlu kuruluş tarafından yapılmış. İzlerken kendinize, emniyet kemeri ile ilgili bazı sözler vermenizi sağlayabilir. Bu kadar kreatif olmasa da emniyet kemeri ile ilgili ülkemizde yapılan reklam çalışmalarının sloganını hatırlayalım: "Emniyet kemeri sizi sevdiklerinize bağlar." Lütfen unutmayın! Süleyman A...
Bu yazıyı paylaş:

28 Şubat 2012

28 Şubat Gazetecileri ve ‘Vatan Hainliği’

Bugün 28 Şubat’ın yıldönümü. O günler tekrar hatırıma gelince kinim ve öfkem depreşti. Ne yalan söyleyeyim, bendeki 28 Şubat kini ve öfkesi ebediyete kadar sürecek. Ülkemizi ele geçirmek isteyen bir gurup haramzadenin oynadığı ve 1000 yıl süreceği iddia edilen tiyatronun, 10 yıl geçmeden kendi içlerinde patlaması şerefine, Eski Kafa! blogda da varsın +18 bir yazı yayınlansın. Dediğim gibi, yazı +18 ve Hasan Karakaya’ya ait... Facebook’da paylaşılınca haberim oldu. Okudum ve biraz olsun öfkem azaldı -gibi oldu-. Yazıyı okuyacaksanız +18 konusuna dikkat etmenizi öneririm. Argo ve sin-kaflı konuşma ve yazma üslubu size ters ise yazıyı okumamanızı öneririm. Yok, ‘ben de okuyayım, belki biraz sakinleşirim diyorsanız, okumaya devam ediniz. ‘…Bugün yazmak gelmiyor içimden... Sövmek istiyorum öncelikle; böyle bir yazıyı kaleme almış olmaktan dolayı hepinizden, özellikle de hanımlardan özür diliyorum. bugün; "seviye" beklemeyin benden... Çünkü "çukur"ların seviyesine inmek ve...
Bu yazıyı paylaş:

Eski Kafa!'lar Orduya Nasıl Sızıyor?

28 Şubat’ın yıldönümünde Yıldıray Oğur’un Taraf gazetesindeki yazısını paylaşıyoruz. Oğur’un “28 Şubat’ın son formu” başlıklı yazısı şöyle: Dindarlar neden orduya, polise, yargıya sızıyor sizce? İktidarı çok sevdikleri için? Şeriat getirmek için? Cemaatleri öyle istedi diye? Peki, kapıdan giremedikleri için olmasın? Ortadaki (yanda) formu Türkiye’de askeri okullara girmek isteyen her öğrencinin doldurması zorunlu. Öyle 28 Şubat’tan kalma, gizli savcılık dosyasından bana sızdırılan bir belgeden bahsetmiyoruz. 2010 yılında hazırlanan Askeri Okullar için standart başvuru formu bu. Kararlı bir Google mesaisinden sonra karşınıza çıkıyor. Ama dikkat. Bu form, Türk ve Sünnilerin bu toprakların millet-i hakimesi olduğuna inananlar ve her şeyi bununla açıklamaya çalışanların kafasındaki standart formları epeyce zorlayabilir. Çünkü ömrü hayatımızda binlercesini doldurduğumuz formlardan biraz farklı. Önce formun sağındaki fotoğraflar bölümüne bakalım. Başvuru yaptığınız okulun/kurumun/işin...
Bu yazıyı paylaş:

27 Şubat 2012

Kilisenin Ateizm Karşısındaki Çaresizliği

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7 ANGLİKAN KİLİSESİ ATEİZME CEVAP VEREMEDİ Son yıllarda bütün dünyada dinin toplumdaki yerine dair tartışmalar artıyor. Bu çerçevede Oxford Üniversitesi’nde ünlü Biyolog Richard Dawkins ile Anglikan Kilisesi’nin başı Başpiskopos Rowan Williams ‘Tanrının varlığı’ konusunda tartıştı. Üç soruya Williams ‘bilemiyorum’ diye cevap verdi. Gerçeği araştırma kaygısı olsaydı Dawkins’in karşısına tasarımsal varoluşu savunan bir bilim adamı çıkarılırdı. Anglikan Kilisesi Başpiskoposunun cahilliği çok şaşırtıcıydı. Bu denk olmayan “Debate” yani tartışmalı münazara Oxford’a yakışmadı. Milliyet Dış Haberler Servisi’nin haberine göre tartışma şöyle cereyan etti: Katolik bir rahipken Tanrı’nın varlığından kesin biçimde emin olunamayacağını düşünerek filozofluğa çark eden Sir Anthony Kenny ‘hakem’ oldu. İki taraf da fikirlerinden taviz vermezken beklendiği...
Bu yazıyı paylaş: