3 Ocak 2012

Yeni Anayasa Çalışmaları ve ÖNDER’in Önerileri

İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Genel Başkanı Hüseyin Korkut, yeni Anayasa çalışmalarına yönelik hazırladıkları raporu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e sundu.
İşte, ÖNDER’in raporunda öne çıkan bazı öneriler:  

•Anayasa, tüm toplum kesimlerinin katılımı ile toplumsal uzlaşma zemininde hazırlanmalı.

•Mevcut Parlamentonun, tüm partilerin uzlaşması üzerine bir anayasa yapması tercih edilmeli; bunun mümkün olmaması halinde Anayasa’nın 175. maddesinde yapılacak bir değişiklikle, Mevcut Parlamento Anayasayı tümden değiştirecek asli kurucu iktidar haline getirilmeli.

•Cumhuriyetin nitelikleri arasında evrensel ilkeler haline gelen, insan haklarına saygı, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri muhafaza edilmeli.

•Bayrak, milli marş, başkent ve resmi dil, devletin ortak sembolleri olarak kabul edilmeli.

•Anayasa’da mutlak manada değiştirilemez maddeler bulunmamalı.

•Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Egemenliğin milletvekilleri tarafından temsil edildiği; kullanacak organların ise, yasama, yürütme ve yargı organları olduğu belirtilmeli.

•Egemenliğin devrini ya da paylaşılmasını gerektiren uluslararası örgütlere üyeliğe ilişkin antlaşmalar, zorunlu halk oylamasına tabi tutulmalı.

•Eşitlik ilkesi, hiç kimsenin din ve vicdan özgürlüğünden dolayı ayrımcı bir uygulamaya sebep olmayacağı şekilde formüle edilmeli.

•Tabi hak anlayışına uygun olarak insan haklarının, doğuştan ve insan onurundan kaynaklandığı açıkça belirtilmeli.

•Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin güvenceler aynen korunurken, hiçbir uluslararası belgede yer almayan ‘laik cumhuriyetin gerekleri’ ifadesi Anayasada yer almamalı.

•Olağanüstü hallerin bir hukuk rejimi olduğu vurgulanarak, olağanüstü hal kanun hükmünde kararname uygulamasına son verilmeli.

•Kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler, insan hakları sözleşmelerine uygun bir içerikle düzenlenmeli.

•Vatandaşlık tanımı, objektif kriterlere bağlanmalı, etnik kimlik vurgusu yapılmamalı.

•Siyasi partilerin kapatılmasında, terör ve teröre çağrı, şiddet unsurları esas alınmalı; kapatma davası açılmadan önce ihtar ve Meclis’ten ön izin alınması koşulları getirilmeli; kapatma yaptırımından önce, yardım kesme, seçime katılmama gibi ara tedbirler uygulanmalı.

•Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar kapsamına, çocuk hakları, engelli hakları, kadın hakları, yaşlı hakları, çevre hakkı, tüketici hakları, ayrı bir madde ile dahil edilmeli.

•Anneliğin ve ailenin, nesillerin ve gençlerin korunması bakımından özel tedbirler öngörülmeli; din ve inançlara göre her ailenin aile hayatını düzenleme hakkına saygı vurgulanmalı.

•Engellilerin, kendi durumlarına uyarlanmış bir şekilde, din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını sağlayacak, her türlü imkâna kavuşturacak tedbirler alınmalı.

•Çalışma hayatına ilişkin haklar bakımından, işçi ve memur ayrımı yapmadan toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmalı; çalışma hayatında çalışanların din ve vicdan özgürlüğünden yararlanmasını engelleyen uygulamalara imkân verilmemeli.

•Milletvekillerinin seçiminde yüz Türkiye Milletvekilliği uygulamasına geçilerek, temsilde adalet sorunu giderilmeli; seçilme koşulları, seçme ve seçilme hakkının özüne zarar verecek derecede zorlaştırılmamalı.

•Türkiye Büyük Millet Meclisi, “tek meclisli” yapısını sürdürmeli.

•Yasama sorumsuzluğu mutlak bir şekilde tanınmalı, ancak dokunulmazlığın kapsamından yargılama çıkarılmalı.

•Kanunların teklif edilmesi sürecine halk da dâhil edilmeli, kanunlar bakımından da referandum tanınmalı.

•İnsan hakları antlaşmaları kanunlardan üstün hale getirilmeli ve kanunların insan hakları sözleşmelerine uygunluğunun denetiminin önü açılmalı.

•Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmeli ve Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlandırılmalı; Cumhurbaşkanının dokunulmazlığı ve görevi gereği işlediği suçlar konusuna açıklık getirilmeli.

•Milli Güvenlik Kurulu, Anayasal bir kuruluş olmaktan çıkarılmalı; Genel Kurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanına bağlanmalı; Kuvvet Komutanlarının atanmasında Milli Savunma Bakanı da müdahil olmalı.

•İdarenin bütünlüğü ilkesi korunmalı, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmeli.

•Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı en üst düzeyde olmalı; iddia ve savunma makamı eşit hale getirilmeli; Askeri yargı ve Askeri Yüksek Mahkemeler kapatılmalı; Yüksek Seçim Kurulu yargı bölümünde bir yargı organı olarak düzenlenmeli.

•Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna, TBMM tarafından daha fazla üye seçilmesine imkân tanınmalı; Adalet Bakanı’nın Kurul üyeliğine son verilmeli.

•Anayasa Mahkemesinin üye sayısı, bireysel başvurulara cevap verecek kadar artırılmalı; Mahkemeye TBMM’den üye seçilme yöntemi benimsenmeli; Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin bağlayıcı olmadığı açıklığa kavuşturulmalı.

•Anayasa’nın tümden ve kısmen değiştirilme yöntemi açıkça düzenlenmeli; halkın da anayasa değişikliği teklifi verebilmesinin önü açılmalıdır.

•Anayasanın başlangıcının yazımında, inançlara saygı vurgulanmalı; dini dışlayıcı anlayıştan uzaklaşılmalı.

•Milletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozacak, insanlar arasında ayrışmaya ve ötekileştirmeye yol açacak ifadeler terk edilmeli; inancın birleştirici ve bütünleştirici gücünden yararlanılmalı.

•Türkiye’de çoğulcu demokratik toplumun oluşmasını engelleyen, milliyetçilik ve laiklik ilkeleri Cumhuriyetin nitelikleri arasından çıkarılmalı.

•Avrupa’da yaygın olduğu şekliyle, din ve devlet ilişkileri ayrı bir maddede açıkça düzenlenmeli.

•Diyanet İşleri Başkanlığı, özerk bir kuruluş haline getirilmeli; çoğulcu bir yapıya kavuşturularak, farklı inançların temsiline imkân tanınmalı.

•Din ve vicdan özgürlüğü her boyutuyla Anayasada güvence altına alınmalı.

•Objektif ve tarafsızlık ilkelerine uygun, belli bir din ve inanca dayanmayan, Din Kültürü ve Ahlak dersi, eğitimin her kademesinde, herkes bakımından zorunlu hale getirilmeli.

•Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri eğitimin tüm kademelerinde zorunlu dersler arasında yer almalıdır.

•Belli bir din ve inanca dayalı din dersleri, küçüklerin velisi, büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak seçmeli ders haline getirilmeli.

•Din eğitimi ve öğretimi dersleri küçüklerin velisi büyüklerin kendi isteğine bağlı olarak eğitimin her kademesinde verilmelidir.

•Her anne ve babaya, kendi inançları doğrultusunda çocuklarına dini eğitim sağlayabileceği özel okulların açılmasına imkân tanınmalı.

•Din ve inanca dayalı kılık ve kıyafet her bakımından bir hak olarak tanınmalı ve hayatın her safhasında serbest olmalı; kamu görevlileri ve öğrenciler için kılık ve kıyafet uygulamaları, inançların gereğini yerine getirmeye engel olmayacak şekilde düzenlenmeli.

•İnançları ya da felsefi düşünceleri gereği askerlik yapmak istemeyen vicdani retçiler için alternatif hizmet öngörülmeli.

•Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri için isteklerine bağlı olarak dini yemin tanınmalı.

•Zorunlu ilk ve ortaöğretim kesintili olmalı; ortaokuldan itibaren mesleğe yönelme getirilmeli.

•Ailenin çocuğuna özel okulda ya da evde eğitim verebilmesi imkânları tanınmalı.

•Yüksek öğretimde özerklik ilkesi, hem kurumlar bakımından hem de öğretim üyeleri ve öğrenciler için en geniş bir şekilde tanınmalı; özel üniversitelere kendi müfredatlarını belirleme konusunda daha fazla yetki verilmeli; YÖK bir koordinasyon kurulu haline getirilmeli.

•Eğitimin her aşamasında isteğe bağlı olarak ve yeterli talebin olması şartıyla, anadilde eğitim imkânı tanınmalı; anadilde eğitim konusunda özel okul açma hakkı verilmelidir.

Süleyman Aras
Bu yazıyı paylaş: