16 Ekim 2007

Merhaba Ben!

İlk yazımı, ilk önce "ben" okuyacağım için böyle bir başlık koymayı uygun gördüm. Belki sonraki yazılarımı da benden başka kimse okumayacak. Dolayısıyla onların muhatabı da sadece ben olacağım. Umudun gereği şöyle de düşünebilirim (umut edebilirim); bunu ve bundan sonraki yazılarımı ilk önce Türkçe bilen herkes okuyacak ve anlayacak, daha sonra da tüm dünya okuyacak ve anlayacak.

Bu yazımı benden sonra ilk okuyan! Sana da merhaba... Arada bir bu sayfayı ziyaret edersen, bunu internette geçirdiğin zamanlardan bir zaman olarak düşünebilirsin. Yorumlarınla beni eleştirebilir veya destekleyebilirsin. Bu sana da bana da hiçbir şey kaybettirmez, aksine çok şey kazandırır. Bu benim düşüncem. Sen farklı düşünebilirsin. Farklı düşünüyorsan bu son görüşmemiz demektir; bu, bu sayfaya bir daha uğramayacağın anlamına geleceği için hakkını helal et. Çünkü en değerli hazinen olan zamanının bir parçasını aldım. Ben yine de yeniden görüşmek için umutla bekleyeceğim.

Eğer bir gün internetteyken aklına düşersem, umut yolunda ne kadar yol almışım, veya ne denli yerimde saymışım, senden başka kimlerin zamanını almışım, bunları merak edersen yine gel. Gel ki, eğer yerimde saymışsam, hiçbir gelişmeye veya değişikliğe imza atmamışsam, bir yazıya bir yazı daha eklememişsem... beni uyandıran ve bu durumdan dolayı utandıran ve beni kendime getiren belki sen olursun. Yine hiçbir şey kaybetmezsin. Yine gelir de yine zaman kaybettiğini düşünürsen yine hakkını helal et.

"Merhaba Ben!" diye başlık atıp başladığım yazıyı, sadece sana hitap ederek devam ettirdim. Başlığa ihanet edip öyle de bitireceğim. Aynen öyle de aslında bu yazıyı sadece sana yazdığımı da itiraf ediyorum; ama unutma sen sadece "sen" değilsin. Sen "herkes"sin. Ey insanlık sana diyorum! Merhaba.

Süleyman Aras
Bu yazıyı paylaş: