2 Aralık 2011

Biri Adnan Oktar’ı Durdursun

Harun Yahya mahlasını kullanan Adnan Oktar adında bir fenomenimiz var. Yirmi yıl var ki, -belki daha fazla zaman olmuştur- Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Geçmişini, doğrularını, yanlışlarını bir kenara bırakacağım. Mehdilik iddialarına hiç değinmeyeceğim.

 

Şimdilerde elinin altında bulunan birkaç yerel ve uydu kanalında -sözüm ona- “sohbet” programı yapıyor(lar). Yapıyorlar diyorum, çünkü birbirine “hocam” diye hitap eden, kimi açık kimi kapalı, ama tamamı boyalı-badanalı 5-6 tane manken ve Adnan Oktar “dini sohbet(!)” yapıyor.

 

Her gün program yapıyorlar mı, programları ne kadar sürüyor, bilmiyorum. Ayrıca programlarını, “sohbet programı” olarak lanse etmeyi nasıl başardıklarını da hâlâ çözebilmiş değilim. Daha çok Adnan Oktar, ama manken kızlar da ondan aşağı kalmama gayretiyle programın ekseri kısmını, ergen sevgililerin birbirlerine olan iltifat kelimeleriyle ihya(!) ediyorlar.

 

Açılışı kâh Adnan Oktar kâh manken kızlar yapıyor:

-Valla, bi’ olağanüstülük var di mi?

-Evet, hocam.

-Nedir o olağanüstülük, onu söyle?

-Hepsi (kız, diğer kızları kast ediyor) birbirinden güzel maşallah!

-Ve muhteşem...

-Muhteşem güzeller, siz çok yakışıklısınız.

-Yani, o malum...

-Bugün ayrıca bir yakışıklısınız.

-Sen, badem şekerim?

-Hocam, sizden etkilenmemek mümkün değil, çok çok yakışıklısınız.

-...

-...

 

Adnan Oktar ve avanesi bütün programların, başlangıcı ve büyük bir kısmı için tabiri caizse -ki caiz değil, Allah beni affetsin- kendilerince böyle bir hamdele-salvele bölümü yapıyor. Hele bir “beni seviyor musunuz?” muhabbeti var ki, evlere şenlik... Hoca(!)’nın, programa katılan yerli yabancı mankenlere hitabı hakeza öyle: “Ashley, fena tatlı bir şey”, “Paris Hilton, köfte gibi bir kadın”, “iki çarşaflı, bir tane de taş bebek”, “şu tatlı bakışlara bak, acayip sevimli, maşallah”, “sen dünyanın en tatlı en güzel üç kadınından birisin”, “ya ben şimdi bunların tatlılığına kilitlendim kaldım, ikisi de acayip şeker” vb.

 

Bu diyaloglar arasında ve diyaloglardan sonra maşallahlar, inşallahlar, elhamdülillahlar havada uçuşuyor. Programlardaki diğer diyaloglar problemli, yaşananlar resmen kepazelik...

 

Adnan Oktar, ciddi bir bir deformasyona imza atıyor. Bu tavrını eleştirenlere de “münafık” diyor.  Bunu da din adına yapıyor. Allah rızası için biri bu adamı durdursun.

 

Süleyman S. Aras

Bu yazıyı paylaş: