28 Ekim 2011

Asıl Gözü Doymayan Topraktır

İnsanlar için denir hep; “gözünü toprak doyursun” veya “insanın gözünü bir avuç toprak doyurur” diye. Hâlbuki insanlar için geçerli olduğundan çok, kara toprak için geçerlidir bu sözün anlattığı gerçek. Fakat öznenin değişmesi gerekir ki, insana isnat edilen bu durumdan aklansın insan. Cümlenin doğru söylenişi şöyle olmalıydı bence: “Gözünü insan doyursun!”

 

“Kurdun adı çıkmış, tilki baş kesiyor” misalinde olduğu gibi bir durum söz konusu... Toprağa dönüp insanı göstermek yerine, insana dönüp toprağı göstermek ne büyük haksızlık doğrusu. Ve ne büyük bir yanılgı. 

 

Kara toprağın gözü doymak nedir, bilmiyor... Kara toprak insana doymuyor...

 

Habil Ademoğlu ile Kabil Ademoğlu’nun mücadelesi sonucu düşen ilk damla kan ve devrilen ilk bedenle birlikte başladı kara toprağın insana doymayan iştahı!

 

Biz onun için atıştırmalık, garnitür veya ara öğünüz teker teker yuttuğu. Ve ana yemeğiz; depremler, salgınlar, kasırgalar, seller, yangınlar, terör olayları ve savaşlarla topyekûn yuttuğu... Ve fakat Âşık Veysel'in, "benim sâdık yârim kara topraktır" türküsü ne kadar ironiktir, değil mi?

 

Hem ne kadar çaresiziz ki, birbirimize, “gözünü toprak doyursun” diyiveriyoruz, toprağın gözünü doyuramadığımızı düşünmeden.

 

Her ne kadar aynı kapıya çıkıyor gibi görünse de iki cümle arasındaki farkı veya çelişkili durumu telif, tevil ve tefsir neredeyse imkânsız...

 

Süleyman S. Aras

Bu yazıyı paylaş: