7 Mart 2009

Gerçeği Söyleme Takıntısı

Geçenlerde okuduğum bir habere göre Japonya’da kan gruplarına verilen önem neredeyse tabu derecesinde önemseniyor. Örneğin işe eleman alma, evlenme, arkadaş edinme vb. süreçlerde kan grubu belirleyici unsurlardan biriymiş.



Kişilerin özelliklerini, karakterlerini belirleyen unsurlardan biri olarak görülen kan gruplarının insanlara verdiği çeşitli özelliklerinden, artılarından ve eksilerinden bahsedilen haberde bir ayrıntı dikkatimi çekmişti. Burada kan gruplarının tüm özelliklerinden bahsederek konuyu uzatmak istemiyorum; ama dikkatimi çeken o ayrıntı üzerinde biraz durmak istiyorum. Habere göre kan grubu -benim gibi- “A” olanların olumsuz özelliklerinden birisi gerçeği söyleme takıntısıymış. İlginç! Yani gerçeği söylemek bir takıntıymış(!).



Bizim literatürümüzde yer alan “her doğru her yerde söylenmez” ile aynı bağlamda olduğunu sanmadığım “gerçeği söyleme” eylemini ben erdem olarak algılarım; takıntı değil.



Ancak “her doğru her yerde söylenmez” sözüne de bir parça itirazım olacak. Buradaki itirazım, bu sözün doğruluğuna değil. Bilakis, günümüz şartlarında değişmez gerçeklerden biri haline gelmiştir bu söz. İtirazı gerektiren ise bu sözün inanılmaz derecede suiistimal edilmesidir. Sırf bu yüzden söylenmemiş ve söylenmeyen kim bilir insanlığa nelere mal olmuştur.



Bu tür sözleri hayatımıza ve yaşam felsefemize uygularken gerçek bağlamından çıkararak uygulamamız içinden çıkılamaz anlam problemlerine sebep oluyor, diye düşünüyorum.



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: