19 Kasım 2007

Osmanlı Yeniden Kurulacak

Emperyalistler, elbirliğiyle Osmanlı Devleti’ni parçalayarak yıkıp ardından Amerika’yı en büyük tanrı ilan edeli beri dünyanın dengesi bir türlü geri gelmedi. Kaçan, İstanbul merkezli o denge, kendine yeni merkezler arayıp durdu. Bilmem kaç devr-i âlemden sonra gidecek başka yer bulamadı. Bugün o denge yine Anadolu yollarında.

Devlet-i Âli Osmanî (Aman Allah’ın yazarken, söylerken, düşünürken, hatırlarken bile tüylerim ürperiyor; ağlayasım geliyor. “Allah’ım neden yıkılmasına izin verdin?” diye isyan edesim geliyor. Sen affedicisin… Affet), yeryüzünden haritasal olarak çekildiği günden beri sadece İslâm dünyasında değil bütün dünyada huzur adına hiçbir şey kalmadı. Evet, savaşlar genelde İslâm dünyası merkezli oluyor; ama bunun ceremesini bütün dünya çekiyor.

Osmanlıyı emperyal olarak görenler, geçmişe saplanıp kalmış, bugüne hiç bakmayan zavallılardır. Bugün olup bitenler, açlık ve sefalet, savaş ve gözyaşı, terör ve şiddet Osmanlı’nın yokluğunun acı bir sonucudur. Osmanlı savaşmaktan başka bir şey yapmıyormuş, Anadolu’ya değil sadece Avrupa’ya yatırım yapmışmış, Padişahlar haremlerinden dışarı çıkmıyormuş, ayık gezen padişah neredeyse hiç yokmuş, Gayr-i Müslimlerin zavallı çocuklarını alıp devşirerek yeniçeri yapıyormuş, gericiymiş, mürteciymiş, kadın düşmanıymış, sarayda entrikadan başka bir şey yokmuş… inanın bunlar ansiklopediler dolusu yalanlar ve iftiralar. Üzerinde durmak istediğim esas mesele bu değil. Osmanlılar hiç eleştirilmesin demiyorum; ama dünyada, tarihine bizim kadar yabancı ve düşman başka bir millet yoktur. Bunun en önemli sebeplerinden birisi bizim tarih yapmamıza rağmen tarihi yazmamamızdır. Biz tarihi yaparken başkaları yazıyordu. Ve bizim devletimiz, bir kısım partilerimiz, derneklerimiz, medyamız ne hikmetse o başkalarının (ve o başkaları kesinlikle bize düşmandı, hâlâ düşmanlar) yazdığı tarihi öğretti durdu. Sonuç olarak, geçmişine düşman bir nesil yetiştirmeye çalışıldı; ama bunda tam olarak muvaffak olunamadı. Bu millete yalan yutturmak o kadar kolay bir iş değildir. Mayaları tutmadı; tutmayacak!

Ve bugün artık tüm dünya Osmanlısını geri istiyor. Ortadoğu’dan, Orta Asya’dan, Kafkaslar’dan, Balkanlar’dan vb. Osmanlılara duyulan özlemin dillendirildiği oluşumların haberlerini (müjdelerini) duyuyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük gazetelerinden, televizyonlarından, yazarlarından, akademisyenlerinden, stratejistlerinden, bazı devlet adamlarından aynı cümleyi duyabilirsiniz veya okuyabilirsiniz: “Osmanlı yeniden kurulacak.” Bu, kulağa bir senaryo gibi gelebilir. Öyle sanan; öyle sansın.

Osmanlı yeniden kurulacak. Federal veya üniter, halifeli veya halifesiz, demokratik veya teokratik, kolay veya zor, Amerika’ya rağmen veya Amerika ile anlaşarak, önünde sonunda Osmanlı yeniden kurulacak. İlle de kurulacak.

Bu kaçınılmaz kaderi kimi köşesine sinmiş korkarak bekliyor (geçmişte korkarak bekleyenler korkularının yersiz olduğunu anlamakta gecikmemişlerdi; yine öyle olacak) kimi de alkışlayarak… Sen nerede duruyorsun? Safını belli et!

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: