22 Kasım 2007

DTP: Dağdaki Teröristlerin Partisi

Türkiye’de bir parti var. Kısa adı DTP; açılımı Demokratik Toplum Partisi. Ancak bana göre Dağdaki Teröristlerin Partisi ismi bu partiye daha iyi yakışıyor. Bu ismi sadece ben de kullanmıyorum. Bilemiyorum belki de DTP ismi (yani kısaltması) bilinçli bir tercihtir.

Bu partinin temsilcisi olan milletvekilleri ve çeşitli yöneticileri (hâlbuki çoğu kendini bile yönetmekten aciz) yaptıkları hareketler ve geliştirdikleri söylemler sebebiyle Dağdaki Teröristlerin Partisi olarak adlandırılmayı fazlasıyla hak ediyorlar. Kendilerine gösterilen, sınırları zorlayan hoşgörüden o kadar şımarmış ve ukalalaşmış durumdalar ki teröristlere “bizim kardeşlerimiz” demekten kendilerini alamıyorlar. Teröristleri kardeş ilan etmekten onur duyuyorlar.

Şimdi durup biraz düşünmek lazım; evinde yer verip teröriste yataklık yapanla, ekmek-yemek verip besleyenle, eline silah verip sırtını sıvazlayanla, topraklarını açıp eğitim alanı ve lojistik desteği sağlayanla DTP arasında ne fark var. Bence hiçbir fark yok. Ülkemizin bir savcısı da bir fark görememiş ki DTP için kapatma davası açmış.

Şimdi bir sürü tartışma var. “Parti kapatmak çözüm mü?”, “Partilerini kapatınca bunlar mağdur ve mazlum rollerine bürünecekler; yeni parti kurup gelen seçimlerde daha çok oy alacaklar” diye endişelenenler var. Bu endişeler yersiz endişeler değil elbette. Zaten partiyi kapatsanız da kapatmasanız da değişen pek bir şey olmayacak. Yani DTP ve türevleri kuzu postuna bürünmüş çakal olmaktan asla vazgeçmeyecekler. Ancak DTP’nin yaptıklarına da daha fazla göz yumulamaz.

Devletimiz ne yapıp edip orada en doğru şeyleri yapmalıdır. Parti kapatmaktan başka çözümler de geliştirilmelidir yani. Halkının yanında olup teröristlerle ve terörist düşüncelerle halkın arasına sağlam bir duvar örülmelidir. Terörü besleyen kaynaklar bir an önce kurutulmalıdır. Tatlı dilden, iyilikten, uzatılan elden anlamayanlar ise en alçaltıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Alınan bu ve benzeri tedbirler DTP ve PKK terör örgütlerinin tutunacak dalı kalmamasını sağlayacaktır.

İş daha ileri noktalara gitmeden DTP’ye de büyük görevler düşmektedir. Öncelikle kararlarını vermeleri gerekir. Gerçekten demokratik bir toplum mu hedefliyorlar yoksa kendileri gibi dağdakilerin de düğmelerini, iplerini, kuyruklarını ellerinde bulunduranların piyonu olmaya devam mı edecekler. Bugün PKK da DTP de piyondur, maşadır. Masum ve mazlum rollerini oynayarak hiçbir yere varamayacaklardır.

Onun için bu millet bir kere düşünüyorsa DTP iki kere, üç kere, yüz kere düşünmelidir. Aslında şu anki duruşlarıyla bir yere varamayacaklarını, bir sonuç alamayacaklarını bilmelerine rağmen işi daha da çıkmaza sürüklüyorlar. Bunun kimseye bir faydası yoktur.

DTP şunu asla unutmasın: Dağda, ovada, şehirde benim askerimi şehit eden benden kardeşlik beklemesin. Bizim kan davalarımız hiç kimsenin kan davasına, bizim kinimiz hiç kimsenin kinine benzemez. Bizim öç aldığımız gibi de kimse öç alamaz.

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

1- İsminizi (en azından bir rumuz) lütfen yazınız!
2- "Susma hakkı"nı kullanma. Susma! Hakkını kullan...
3- Senin sevdiğin kişi ve değerlere eleştirel yaklaşmış olabilirim. Bunun için hakaret ve küfür içerikli yoruma gerek yok, sen de eleştir.
4- Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmaz/yayınlanmaz.