12 Kasım 2006

Kapıdan Satış

1.-
Hem büyük şehirlerde hem de kasaba ve köylerde, “her şeye en ucuza (neredeyse bedava) nasıl sahip olabilirim” duygusuyla yaşayan insanların bu masum hallerini istismar edip evlerinin kapısına kadar gelen satıcıların yaptığı satış şekli.

Bu satış yönteminde müşteri çeşitli dalaverelerle kandırılır. Ancak tek suçlu satıcı değildir. Suçun büyüğü alıcıdadır. Kapıdan satışın sakıncaları bilinmesine, aynı ürünün mağazada daha pahalı olmasının tek sebebinin kaliteli olmasından kaynaklanmasına, kapıdan satışta çekilişle “size hava-cıva çıkacak” denmesine ve hava-cıva bile çıkmamasına rağmen insanımız ayağına gelen kırk yılın (kazıklanma) fırsatını tepmez. Bundan dolayı suçun büyüğü alıcıdadır.

Kapıdan alınan ürünlerin erken bozulması, bozulunca servisinin, iade kabul edecek satış noktasının olmaması da cabası.

2.-
Herhangi bir makama arzuhal için gitmeye karar verilir. Heyet kurulur ve bir heyet başı seçilir. Makamın kapısına gelinir; kapı çalınır, açılır. Tam içeri girilirken heyet, heyet başını oracıkta bıraktığı gibi gerisin geriye topuklar.

Bu şekilde olan “kapıdan satış” ile ilgili Nasrettin Hoca fıkrası meşhurdur. (Bu fıkrayı bilmeyenler bilenlere ısrarla anlattırsın) Aynı yöntemle kapıdan satış olayına, okuldayken müdürün kapısının önünde ben de maruz kalmıştım.

3.-
Sık sık rastladığımız kapıdan satış yöntemlerinden biri de dükkânının kapısına çaprazlama yaslanan ve ellerini koynunda bağlayan esnafımızın satışıdır. İşler kesat gittiği için sadece turşu satmaktadır. (bu sonuç yüz ifadesinden kolayca belli olur) Onu öyle gören müşteri ya yolunu değiştirir başka dükkâna gider ya da alışverişini bir süre daha erteler.

Esnafımız kapıdan satış yapmaya devam eder.

Süleyman Aras
Bu yazıyı paylaş: