eski kafa ne demektir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eski kafa ne demektir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2009

Eski Kafa!'yı Anlamak

Eski Kafa!, zihinlere, şeytani yöntemlerle yerleştirilen anlamı dışında daha fazla anlam ifade eder. “Eski Kafa!” denince, saf akla hemen olumsuz anlamların gelmesi kaçınılmaz kılınmıştır elbette; ama biraz durun ve düşünün:


 


Her şey baş döndürücü bir hızla her an değişirken değişmeden taze, yeni, temiz, saf, geçerli ve sağlam kalan/kalabilen birçok şeyi ifade eder Eski Kafa!. Ama o birçok şey aslında tek şeydir. O, bir felsefedir, bir yaşam ve inanç biçimidir. Adı “eski” olmakla birlikte yenidir; tamamen yenidir. Her zaman yenidir…


 


O, bir kitabın iki kapağı arasında ve bir müminin sol göğüs kafesinin altında eskimeden kalabilir ve yaşayabilir (yaşamıştır, yaşıyor ve yaşayacak!). Asırlar geçmesine rağmen nesilden nesile bozulmadan aktarılabilmesinin sebebi budur. O, bir şekilde ölümsüzdür.


 


Eski Kafa!’nın eleştirilecek bir yanı olmamasına rağmen eleştiriye açık olması ve eleştirilere maruz kalması, eleştirenlerin “eski kafalı” olmamasından kaynaklanmaktadır. Yani Eski Kafa!’yı anlamak için illa da “eski kafalı” olmak gerekir.


 


Eski Kafa!; bir grup, akım, fraksiyon, cemaat, tarikat, mezhep değildir. Öte yandan vakıf, dernek, loca, kulüp, parti vb. çatısı altına da sığmaz. Ancak tüm bu saydıklarımızın mensupları eski kafalı olabilirler. Şunu da belirtelim ki, eski kafa özellikle dindarı, daha özelinde ise Müslüman’ı ifade eder. Eski Kafa! olmanın zevkini bir kere bile tadan birisi, kendisine “eski kafa” denmesini, dünyanın en büyük iltifatı olarak kabul eder.


 


Eski Kafa!, bu blogdan ibaret değildir, ama bu blogun ismidir; bu blog, Eski Kafa!’nın belki en küçük temsilcisi olabilir.


 


Sonuç olarak…


 


Çağdaşlığın ve modernitenin, pozitif ve pragmatist ilerlemenin, -önadına rağmen- bayatlamış ve kokuşmuş yeni dünya düzeninin, insandan hayvana doğru evrilmenin, birey özgürlüğü adına yaşanan rezaletin toplumda/dünyada yol açtığı çürüme dikkate alındığında, Eski Kafa! felsefesinin kalan tek geçerli kurtuluş yolu olduğu kendiliğinden ortaya çıkmıyor mu?


 


Gerçek budur; fakat…


 


Kafası kalbiyle barışık olmayanlar anlamaz bizi!


 


Eski Kafa! Blog/Süleyman S. Aras

Bu yazıyı paylaş:

18 Haziran 2009

Eski Kafa

Eski Kafa, bir reddiyenin, bir gerçek kimliğin, bir değişmezliğin, bir eğilmezliğin, bir istikametin hikâyesidir aslında ve an itibariyle -geçmişinden geldiği gibi- yoluna böyle devam edecektir.



Modernizme, onun daha yoldan çıkmışı olan post-modernizme, çağdaşlığa, onun da daha yoldan çıkmışı olan çağdaş yobazlığa, aymazlığa, insandan hayvana doğru evrilmeye, teşhir ve soyunma medeniyetine, birey ve bireycilik kültürüne, Rabbin kulluğundan insana köle olmaya kaçışa ve dünyanın putlarına aptalca tapınmaya… kısacası “yeni dünya” dininin dayattığı her şeye tümden hayır! Bin kere, milyon kere hayır!



Eski Kafa’nın felsefesi budur…



UMUT - Süleyman S. Aras adıyla başlayan, Bu Köyün Yabancısı Blog olarak devam eden ve şimdi de Eski Kafa ismiyle gerçek kimliğini bulan blog hareketimiz kısa bir fetret döneminin ardından yoluna kaldığı yerden devam ediyor.



Eski Kafa ismini alan blogumuzun bu yazısı kısmen bir manifesto niteliği taşımaktadır. Esas itibariyle blogun ismi de bir manifestodur veya manifestonun en kısa olmasına rağmen en açıklayıcı özetidir.



Eski Kafa duruşu, anlaşılmaz olduğu ölçüde değerlidir de. Benim için değerlidir.



Değerli dostum Ahmet Güneş’in, Niyazi Mısrî’den naklen dilinden düşürmediği ve benim dimağıma da yerleştirdiği gibi…



“Anlamaz hayvan olan, hayran olan anlar bizi.”



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: