14 Şubat 2009

Doğu Medeniyeti & Batı Medeniyeti

Alışılageldiği üzere, dünya, ‘doğu medeniyeti’ ve ‘batı medeniyeti’ diye ikiye ayrılır. Bu, doğu-batı ayırımının dünya fiziki haritasıyla veya güneşin doğduğu ve battığı yerlerle fazla bir ilgisi yoktur. İlgi daha çok siyasi, kültürel en çok da dini haritaya dayanır.



Doğu ve batı medeniyetini tüm bu yönleriyle kıyaslamam veya tahlil etmem bir blog yazısı açısından içinden zor çıkılacak bir durum oluşturacağı için bu iki medeniyetin belli başlı birkaç noktasına değinmek istiyorum. Bu konudaki düşüncelerime geçmeden önce de aşağıdaki resmi paylaşıyorum. Belki de resimden sonra (resmi okuyup yorumladıktan sonra) yazının devamını okumanıza gerek kalmayacak.


 



 


Genellikle İslâmiyet’in ve semavi olmayan bazı dinlerin doğduğu ve hüküm sürdüğü, diğer semavi dinlerin de doğduğu coğrafyalara doğu medeniyeti adı verilir. Öte yandan Hıristiyanlık ve bazı modern veya pozitivist din anlayışları ile ateizmin hüküm sürdüğü coğrafyalara ise batı medeniyeti adı verilir. Burada, Hıristiyanlığın, doğu medeniyetinin hüküm sürdüğü coğrafyada doğmasına rağmen batı medeniyetinde deforme edilmiş bir şekilde yaşanması da oldukça ilgi çekicidir.



Doğu ve batı medeniyetlerinin ağırlık noktaları bazen belli başlı ülkeler veya coğrafyalar olurken bazen uzak coğrafyalarda da bunlardan birinin çeşitli tonlarının hâkimiyetinden bahsedilebilir. Doğu medeniyeti deyince özellikle İslâm dünyası, Hint, Çin ve Japon coğrafyaları akla ilk gelen yerler olur. Batı medeniyeti deyince de Avrupa ve Amerika kıtaları akla ilk gelen yerlerdir. Bazı yerlerde ise her iki medeniyetin birbiriyle iç içe yaşadığı da görülür. Örneğin Rusya’yı düşündüğümüzde burada hem doğu hem de batı medeniyetinin tonlarını bulmak mümkündür. Bir İngiliz sömürgesi olarak tarih sahnesine çıkan Avustralya’nın doğu medeniyeti motiflerine uygun yerli bir kültürü barındırırken zamanla batı medeniyetinin etkisine girmesi gibi örnekler de her zaman olmuştur. Avustralya’nın tam tersi durum Boşnak halkı ve coğrafyası için geçerlidir.



Her iki medeniyetin din gibi bariz ayırt edici özelliklerinin yanı sıra başkaca farklılıkları da vardır. Örneğin doğunun zengin duygu ve his dünyasının karşısında batıda tam bir duygusuzluk ve hissizlik hâkimdir. Doğuda daha çok kalbin rehberliğinden söz edilirken batı aklı rehber edinir. Yani doğu gönül insanı üretirken batı akıl insanı üretir. Doğu medeniyeti sadece görünenlerle ilgilenmeyip daha başka şeylere ve derinlere bakarken batı medeniyeti sadece görüleni veri olarak kullanır. Doğu medeniyeti kalp gözüyle bile görmenin yollarını bulmuşken batı medeniyeti insanın gözünü bile kör etmiştir.



Son olarak doğu medeniyeti eşittir ruh; batı medeniyeti ise eşittir bedendir.



Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: