17 Şubat 2009

Bobilerin Kudurgan Özgürlüğü

Uzun zamandır takıldığım bir site Bobiler… İşinin erbabı birçok kullanıcı, amatör üyelerin varlığını unuttururcasına, gerek Photoshop gerekse diğer programları (Paint dâhil) kullanarak bir nevi görsel Ekşi Sözlük yapmışlar. Gerçek hayattan eleştirilecek yönleri ele alarak bir güzel dalgalarını geçiyorlar. Bazen olumlu buldukları şeyleri çalışmalarıyla alkışlıyorlar. Bazen de hayallerini resmediyorlar.

Bunları yaparken site editörlerinin kendilerine sunduğu özgürlüğü de sonuna kadar kullanıyorlar. Aynı şekilde yaptıkları çalışmalarda dini, kültürel ve siyasi görüşlerinin etkisinde kaldıklarını da bariz belli ediyorlar. Bu, normal karşılanabilir. Sitede, her görüş ve hayat tarzından insan eserlerini paylaşıyor. Ancak kimi zaman özgürlüğü eşekçe yorumlamaya kaçanlar da olmuyor değil. Özellikle yorum bölümleri iğrenç! Küfürün bini bir para… Sitede özgürlüğün sınırlarını zorlayanlardan biri de çalışmalarını “ozan” rumuzuyla yayınlıyor. Bu onun ismi de olabilir. Bilemem…

Ozan’ın arkasına saklandığı, özgürlüğün bu kadar alçakça ve saldırgan olabilenini kınıyorum. Karşınızda, Turkish Fitne!

Kendisinin, blogumda sizinle paylaşmaktan rencide olduğum çalışması da onlardan biri. Çalışması için seçtiği kategori de ilginç: Anlamsız… Burada paylaştığım çalışmasında ne anlatmaya ne mesaj vermeye çalıştığını yorumlamayı denedim. Şu sonuçlara ulaşıyorum: İslâm dini birçok şeye engel oluyor, Araplar (ve Müslümanlar) teröristtir, Araplar (ve Müslümanlar) dikenli tel veya örümcek kafalıdır, şeriat tehlikesi, (zorlama bir yorumla İslâm sizi tehlikelerden korur -ki “ozan” rumuzlu kişinin diğer çalışmalarına baktığımızda bu son ihtimal kendiliğinden ortadan kalkıyor ve diğer ihtimaller kalıyor) gibi anlamlar yüklenebilir. Kendisi neyi kastettiğini belirtmediği ve çalışmadan rahatsızlık duyduğunu ifade eden yorumları kaale almadığı ve cevap vermediği için biz kendi değerlendirmemizi yapıyoruz.

Şimdi soralım: Ozan senin amacın ne? Bir dine hakaret edip aşağılamak, ona inananları rencide etmek sana ne gibi bir tatmin duygusu sağlıyor? Etrafta onca tahrik gücü yüksek provokatör varken, piyasanın sana da ihtiyacı olduğunu üfleyenler mi oldu kulağına? Bu çalışmayı sıradan bir Arapça metinle de yapabilirdin. Eğer tembellik veya vurdumduymazlık etmeseydin birçok metin bulabilirdin internette. Çalışmana yine aynı anlamlar yüklenirdi; ama sen İslâm ve Müslümanlar hakkındaki hastalıklı önyargılarına Kur’an’ı alet etmiş olmazdın.

Yok, eğer paylaştığın resimdeki metnin bir Kur’an ayeti olduğunu sorgulamadan, bilmeden böyle bir şey yaptıysan amatörce bir davranış olmuş… Ancak adam gibi özür dileyip çalışmanı siteden kaldırabilirsin. Ayet olduğunu bildiğin halde umursamadan yaptıysan bu da hiç anlaşılır değil. İnanmayabilirsin, başka dine inanabilirsin, hatta ateist de olabilirsin; ama kimsenin kutsalıyla oynamaya hakkın yok. Kalkıp birisi öyle ince, öyle hassas, öyle kanayan bir yerine dokunur ki, eğer dokunulacak bir değere hâlâ sahipsen belki (sen bile) anlarsın rencide edilmenin ne olduğunu.

Ancak öyleleri vardır ve öyle kaşarlaşmıştır ki, artık onun dokunulacak bir yeri, bir değeri, bir felsefesi, kutsalı, vicdanı kalmamıştır; “özgürlük” bile sadece laftır onun için. Onu sadece sağa-sola saldırmak için kullanır. Bobilerin özgürlük anlayışı da her geçen gün böyle bir kaşarlaşma sürecine evriliyor. Benden söylemesi.
.
Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: