22 Aralık 2008

Aforizmalar II

Size başkasına ait bir sırrı vermek isteyenlerden koşarak kaçın; kendi sırrını vermek isteyenlere mani olun; sizden sır isteyenlere ise sadece “ben Muhammed’ül-Emin’in ümmetiyim” deyin.

*****

Eğer “kara toprak” nemli olmasaydı artık ceset olan hiçbir beden çürümezdi. Sanki toprak ana, tohumunu meydana getirdiği ve kollarında çürüyecek olan her yavrusuna peşinen ağlamış gibidir. Böyle olmakla beraber onunki timsah gözyaşları değildir. O, ilahi kaderi uygulamakla yükümlüdür ve bağrına taş basarak çürütme emrini infaz eder. Dolayısıyla biz evlatlarının ona gönül koyma hakkı yoktur. Dünya üzerinde ender insanlardan biri bu sırra vakıf olarak “Benim sadık yârim kara topraktır” diyebilmiştir.

*****

Biri erkek biri dişi iki fil yan yana yürürken onlara dikkatli bakarsan birbirlerine sevdalı olup olmadıklarını çok rahat anlayabilirsin. Onlar bu duygularını asla gizlemezler. Diğer canlılar için de bu böyledir. Ve fakat insanın dişisi öyle bir varlıktır ki, bu duygusunu asla göstermez. Yanında yürüyen erkeğinin cevaplar arayan düşünceli hali işte bundandır.

*****

Kabil, “ilk katil” olduğu kadar “ilk âşık”tır da… Aşk evrenin mayası olmasına ve aşkı ilk olarak Kabil keşfetmesine rağmen Allah nezdinde bunun hiçbir kıymeti harbisi yoktu. Dolayısıyla Kabil kurtuluşa erenlerden olamadı. Çünkü o, çok iyi bir aracı -yani aşkı- çok kötü amacı için kullanmak istedi. Ve bu yüzdendir ki, o ancak katillerin piridir; âşıkların değil… Böylece o, “ilk âşık” unvanını da hak ederek değil gasp ederek almıştır.

*****

İnsanlar neden sır taşıyamazlar? Sırrı “yayarak” değil de “saklayarak” taşımak çok ağır olduğundan mıdır? Sırrın yükü, sırrı izhar etmenin utancından daha mı ağırdır?

Süleyman S. Aras
Bu yazıyı paylaş: